Haberlere Dön

Black C Media, Zefr'ın Türkiye'deki Resmi Partneri Oldu

Youtube'a her dakika 500 saat video yükleniyor ve giderek büyüyen bir kısmı yapay zekâ üretimi. Zefr'ın içerik zekâsı Black C Media ortaklığıyla artık Türkiye'de.

Zefr, Black C Media ve Red C Media stratejik iş ortaklığı

YouTube'a bir günde yüklenen içeriği baştan sona izlemek isteseniz 80 yıldan fazla sürer. Bu selin giderek büyüyen bir bölümü artık insan eli değmeden üretiliyor. Zefr'ın yapay zekâ destekli içerik zekâsı, Black C Media ortaklığıyla Türkiye'de bu soruya yanıt veriyor.

500+ saat
YouTube'a her dakika yüklenen video (YouTube)
58,3M
Türkiye'de YouTube kullanıcısı; %94 penetrasyonla en büyük platform (We Are Social 2026)
%90
2030'a kadar internette yapay zekâ üretimi içerik payı öngörüsü (Gartner)
%61
Reklamı dezenformasyon yanında gören tüketicide tekrar satın alma düşüşü (DoubleVerify)

YouTube'a her dakika 500 saatten fazla video yükleniyor. Platformun kendi açıklamasına göre günlük yeni video sayısı ortalama 20 milyonu buluyor. Bu, hiçbir insan ekibinin izleyemeyeceği, hiçbir manuel listenin yetişemeyeceği bir ölçek: bir günün yüklemesini izlemek için 80 yıldan uzun bir ömür gerekiyor.

Türkiye'de tablo daha da çarpıcı. We Are Social'ın 2026 verilerine göre YouTube, 58,3 milyon kullanıcı ve yüzde 94 penetrasyonla ülkenin en büyük medya platformu; WhatsApp'ın, Instagram'ın ve televizyon kanallarının önünde. Türkiye'deki internet kullanıcıları günde ortalama 7 saatten fazla çevrimiçi ve bu sürenin en büyük dilimlerinden biri videoya gidiyor.

Reklamveren için bu iki gerçeğin toplamı basit bir soruya dönüşüyor: markam bu okyanusun içinde tam olarak hangi içeriğin yanında görünüyor?

İçeriğin yeni sahibi: yapay zekâ

Soruyu acil hale getiren şey ölçek değil, içeriğin kendisinin değişmesi. Gartner, 2030 yılına kadar internetteki içeriğin yüzde 90'ının yapay zekâ tarafından üretilebileceğini öngörüyor. Bu bir gelecek senaryosu da değil; dalga çoktan kıyıya vurdu.

Video araştırma şirketi Kapwing, sıfırdan açılan bir YouTube hesabının karşısına çıkan ilk 500 videoyu inceledi: 104 tanesi, yani yaklaşık beşte biri, tamamen yapay zekâ üretimiydi. The Guardian'ın ayrı bir analizi, YouTube'da en hızlı büyüyen kanalların yaklaşık yüzde 10'unun yalnızca yapay zekâ içeriği yayınladığını ortaya koydu. Sadece yapay zekâ içeriği yükleyen 278 kanal, toplamda 63 milyar izlenmeye ve yılda 117 milyon dolara varan tahmini reklam gelirine ulaşmış durumda.

Sentetik içerik izlenme almakla kalmıyor; reklam bütçesi de çekiyor. Ve o bütçenin bir kısmı, farkında olmayan markalardan geliyor.

Stanford araştırmacılarının NewsGuard ile yürüttüğü bir çalışma, reklamverenlerin yüzde 67'sinin farkında olmadan dezenformasyon içeren sitelerde reklam gösterdiğini buldu. Platformların kendi moderasyon sistemleri bu noktada tek başına yeterli olmuyor; çünkü platformlar etkileşime göre optimize eder, markanın uygunluk standartlarına göre değil. Bir video platform kurallarına tamamen uygun olabilir; buna rağmen bir bankanın, bir gıda markasının ya da bir çocuk ürünü üreticisinin yanında görünmek isteyeceği bir içerik olmayabilir.

Bağlam iki yönde çalışıyor: risk ve fırsat

Yanlış bağlamın maliyeti ölçülmüş durumda. DoubleVerify'ın küresel tüketici araştırmasına göre, bir markanın reklamını yanlış bilgi ya da dezenformasyonun yanında gören tüketicilerin yüzde 61'i o markayı tekrar tercih etme olasılığının düştüğünü söylüyor. Tüketicilerin yüzde 68'i dezenformasyonun arttığından endişeli.

Madalyonun öbür yüzü daha az konuşuluyor: doğru bağlam, aynı reklamı daha değerli hale getiriyor. IAS'in nörobilim temelli Halo Effect araştırması, kaliteli ortamlarda gösterilen reklamların aynı reklamın düşük kaliteli ortamdaki versiyonuna göre yüzde 74 daha olumlu algılandığını ortaya koydu. Yani bağlam yönetimi bir sigorta değil; medya yatırımının verimini doğrudan etkileyen bir performans kaldıracı.

Marka güvenliğinden marka uygunluğuna

Bu ayrım sektörde iki kavramla tanımlanıyor. Marka güvenliği (brand safety), reklamın yasa dışı ya da evrensel olarak zararlı içerikten uzak tutulması demek. Marka uygunluğu (brand suitability) ise bir adım ötesi: her markanın kendi risk toleransına ve değerlerine göre "bize uygun bağlam nedir" sorusunun yanıtı. Aynı haber videosu bir marka için tamamen uygunken, bir başkası için riskli olabilir.

Uygunluğu güvenilir biçimde ölçmenin tek yolu, içeriğin kendisini anlamaktan geçiyor. Videonun başlığını ya da etiketini değil; ekrandaki görüntüyü, sesi ve metni birlikte okumaktan.

Zefr bu problemi nasıl çözüyor?

Zefr, markalar ve reklamverenler için yapay zekâ destekli içerik sınıflandırmasının önde gelen sağlayıcısı. Patentli çoklu-modlu (multimodal) yapay zekâsı, günde 5 milyardan fazla içeriği kare kare analiz ediyor: görüntü, ses, metin ve meta veri 60'tan fazla dilde birlikte işleniyor. Böylece bir videonun markaya uygun olup olmadığı, gösterim gerçekleşmeden önce içerik düzeyinde belirlenebiliyor.

Zefr aynı zamanda YouTube'da içerik düzeyinde marka güvenliği ve uygunluk etiketleme ile raporlaması için MRC (Media Rating Council) akreditasyonu alan ilk üçüncü taraf platform entegrasyonu. Bu, reklamverene sunulan verinin bağımsız denetimden geçtiği anlamına geliyor.

Bu teknolojinin markalara bir başka katkısı daha var: uygunluk katmanı, devasa içerik akışı içinde her marka için en doğru bağlamı bulurken, reklam yatırımının kaliteli içeriğe ve gerçek üreticilere yönlenmesine de katkı sağlıyor. Markalar hedef kitlelerine doğru anda ve doğru bağlamda ulaşıyor; kaliteli içerik üreticileri de bu yatırımdan pay alıyor.

Black C Media, Zefr'ın Türkiye'deki resmi partneri

Black C Media, Zefr ile kurduğu stratejik ortaklıkla bu teknolojiyi Türkiye pazarına taşıyor. Anlaşma kapsamında Black C Media, Zefr'ın Türkiye'deki resmi partneri olarak YouTube, Meta, TikTok ve Snap üzerinde içerik düzeyinde koruma, ölçümleme ve optimizasyon çözümleri sunuyor.

Ortaklık bir teknoloji erişiminden fazlası. Black C Media, Zefr teknolojisinin üzerine YouTube'da managed service katmanı ekliyor: yerel satış ve müşteri desteği, ajans ve reklamveren ilişki yönetimi, kampanya aktivasyonu ve ihtiyaç halinde medya satın alma desteği. Böylece markalar teknolojiyi yalnızca satın almıyor; kurulumdan optimizasyona kadar yerel bir ekiple çalışıyor.

Aynı duyuru kapsamında kardeş şirket Red C Media, Zefr'ın GCC ve Mısır'daki resmi partneri oldu.

Reklamverenler neye erişecek?

  • Pre-bid koruma: Yüksek riskli ve hassas kategorilerin gösterim öncesi, gerçek zamanlı engellenmesi. Engelleme listeleri saatlik güncelleniyor.
  • Post-bid doğrulama: Uygunluk, viewability ve fraud ölçümü; içerik düzeyinde şeffaf raporlama.
  • GenAI koruması: Yapay zekâ kaynaklı dezenformasyon ve marka suistimaline karşı, 50'den fazla fact-check kaynağıyla beslenen sektörün ilk gerçek zamanlı koruma platformu.
  • Performans optimizasyonu: Harcamayı düşük kaliteli envanterden marka uyumlu envantere kaydıran, markaya özgü kalite KPI'larıyla (Quality Reach, VTR) çalışan sürekli optimizasyon.
  • Sade ticari model: Tüm yetenekler için tek ve şeffaf bir ücret.

Kurulum ve başlangıç

Kurulum platform içinde tek seferlik ve tagless: marka ya da ajans, platform üzerinden Zefr'a erişim verir; ayrı tag ya da teknik entegrasyon gerekmez.

Zefr'ın Türkiye'deki çözümleri, YouTube managed service modeli ve kampanya aktivasyonu hakkında bilgi almak için Black C Media ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.

Zefr Hakkında

Zefr, markalar ve reklamverenler için yapay zekâ destekli içerik sınıflandırmasında liderdir. Platformu; YouTube, TikTok, Meta ve Snap gibi ortamlarda çoklu-modlu içerik anlayışı için özel olarak geliştirilmiştir ve pre-bid aktivasyon ile doğrulama çözümleri sunar. Merkezi Los Angeles'ta bulunan Zefr'ın New York, Chicago, Londra, Toronto ve Singapur dahil global ofisleri bulunmaktadır. Daha fazla bilgi: zefr.com

Black C Media Hakkında

Black C Media, İstanbul merkezli bir AdTech ve medya zekâsı şirketidir; Türkiye, Balkanlar ve Kafkasya'da reklamveren ve ajanslara veri odaklı medya, ölçümleme ve içerik zekâsı çözümleri sunar. Daha fazla bilgi: blackcmedia.net

Türkiye’de Reklam Teknolojilerini Anlamak, Anlatmak ve İleri Taşımak

Türkiye’de reklam teknolojilerinin nasıl çalıştığını, nasıl ölçüldüğünü ve gerçek dünyada nasıl sonuç ürettiğini birlikte keşfediyoruz.C Group olarak amacımız; teknolojiyi karmaşıklaştırmak değil, anlamlı ve erişilebilir kılmak. Çünkü geleceğin medyası, ölçülebilir zekâ üzerine kurulur.

C Group olarak vizyonumuz; küresel AdTech standartlarını yerel ihtiyaçlarla buluşturarak, daha şeffaf, daha ölçülebilir ve daha etkili bir medya ekosistemine katkı sağlamaktır.